Pazar, Ocak 13, 2008

GÜMÜŞ SiMDiLiK EVE ÇIKTI


Gümüş'cük klinikte çok tedirgin olduğundan
biraz huzur bulması için bugün eve taburcu edildi...

Resimlerde de gözüktüğü gibi öyle huzurlu yatıyor...
Tek istediği başının okşanması, elinin tutulması...
Dokunulmayınca söyleniyor, bişiler anlatıyor, ellenince susuyor mutlu oluyor...

Arka bacakları arada kıpırdıyor, kafasını da arada kaldırp bakıyor,
hatta arada bana bile bi sinirlendi...
Tuvaletini altına kaçırdı bi kez....
Ama önemli değil, yapması bile önemli...

Bi de yemek yese...
Dün yemiş biraz....
Annesi ona en sevdiği mamaları hazirladi, ılıkı lık yedirmeye çalıştı ama yemedi...

Biraz yese, gücü yerine gelse,
4 gündür hep ağır aksak adımlarla da olsa iyiye doğru gidiyor,
öyle ya da böyle daha yaşarmış gibi geliyor bize...
Kolay mı 17 yaşında peşpeşe 3 anestezi aldı (MR dahil),
bir tümör, iki yerinden de omurga ameliyatı oldu...

Yine iyi dayandı kuvvetli oğlumuz bizim...

Annesi babası bir an bile yanından ayrılmıyor...
O da herşeye rağmen memnun uyuklamaya calışıyor..

Bakalım akşam Oğuz abisi ne diyecek???
Evde kalmasına izin verecek mi??
Bizim isteğimiz mümkün olduğunca evden tedavi görmesi...

Ah bi yese....
Ah bi kıpırdansa...

Ah ki ne Ah.....











TIRMIK İZİ'NDE GÜMÜŞ VE BABAM


Sevgili Handan'ım muhteşem blogunda yani "TIRMIKiZi"nde, 
tirmikizi.blogspot.com
babam ve Gümüş ile ilgili öyle güzel bir yazı yazmışki, Birlikte-2 ismiyle girdiği bugünkü paylaşımında, buraya eklemeden duramayacağım.

Ayrıca muhteşem kedisi, belki de bu konuyu en iyi anlayacak, çocukken geçirdiği elem bir kaza sonucu arka bacakları tutmayan ama her daim mutlu olan Umut'un da şahane bir resmi ve yazısı var...

İşte bu yazılar....

>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>

Hayatlar sihirli çemberler gibi birbirine geçer; nasıl olduğu anlaşılmaz, iki farklı türün kader çizgileri kesişir, bitişir, aşılmaz sanılan sınırlar zamanla incelir. ''İnsan'' ve ''hayvan'' kelimeleri dahî mânasını yitirir, zaman ve sevgi öyle bir yere taşır ki sizi, artık kimin kim olduğu hakikaten hiç önemli değilir. Bu sevgili yaşlı adam benim canım arkadaşım Nazlı Taşpınar'ın babası, kucağındaki de emektar kedileri Gümüş. Çok zor zamanlardan geçiyorlar, Gümüş ileri yaşına rağmen ağır anestezilere, ameliyatlara dayanıyor. Kader çizgisi nereye kadar uzar, yollar nerede biter, yeniden nerede başlar bunu bilemeyiz ancak bu fotoğraftan taşan duygu ''ben insanım'' diye ortalıkta dolanan herkesin içinde öncelikli olarak aranmalı, eğer bulunamıyorsa bu etiket, bu niteleme derhal değiştirilmeli, yerine başka birşey konmalıdır. Zira; insan olmak işte böyle bir bütünleşmeyi, böyle bir bölüşmeyi, böyle bir sevgileşmeyi icap ettiren derin, değerli ve anlamlı bir kavramdır, boru değildir yani!.. Bu nedenle sûretlerin insan olması mühim sayılmaz tarafımızdan, aslolan o sûreti tamamlayacak, içini dolduracak olan ''öz''dür, o öz yerinde yoksa gayretler boşunadır, nafile uğraşılır, zira karşınızdaki ''ben insanım'' iddiası içinde dolanıp duran boş, mânasız, egodan ibaret değersiz bir kılıftır...

Bu sevgili yaşlı adam ve eşi senelerce birlikte nefes aldıkları, kaderlerini paylaştıkları bu canın başında, içleri titreyerek bekliyorlar. Akıbeti sadece Allah bilir ama gene de ben bu ''insan gibi insan''lar ve Gümüş canları için bütün varlığımla dua ediyor, şifa diliyorum. Ne mutlu ki ben bir varlığı sevmenin, sevebilmenin yaşla başla, durumla konumla, şununla bununla ölçülemeyecek kadar özel bir şey olduğunu biliyorum.


>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>

''Yürüme özürlü, yaşama özürsüz'' Umut oğlan bu evimizde çok mutlu. Çünkü emeklemesine engel olan basamaklar, merdivenler, yüksek eşikler yok burada. Bütün gün özgürce dolaşıyor, evin her köşesinin hatırını soruyor. Oyun zamanlarını da doğrusu hiç sektirmiyor , hiçbir engeli yokmuşcasına oyunlara katılıyor , bazen de tek başına oyun kuruyor. Salonun ortasındaki oyun alanında yer alan bu uzun, peluş tüneli çok seviyor, bir ucundan girip diğer ucundan çıkana kadar üzerindeki bütün deliklerden kafayı çıkarıyor, çok komik oluyor:) Onu bulamadığım zamanlar oyun tünelinin içine bakıyorum, bazen oynarken içinde uyuyakalıyor. Bu sakat kedicik her anının tadını çıkardığı ve boşa harcamadığı kısa ömrü ile, pekçok şeye sahip olduğu halde hâlâ halinden memnun olmayıp sürekli şikayet eden insanlara ne uzuuuuun dersler veriyor...

Cuma, Ocak 11, 2008

GÜMÜŞ KÜVEZDEN ÇIKTI ;-)

Bugün annemler bensiz gittiler oğlana..
Küvezden kafese çıkarılmış ;-))))

Dünden daha iyi görmüşler..
Daha sakinmiş.
Arka bacaklarını az biraz oynatıyormuş.
Su içmiş...
Bazi olumlu tepkiler veriyormuş...
Tuvaletini yapmış...

Esas hekim abi-ablalarını görememişler, hepsi ameliyattaymış, tam detay veremiyorum bu yüzden...
Sadece annemlerin izlenimlerini ve ordan alabildikleri bilgileri yazabiliyorum...

Hadi Gümüş... Gayret oğlum...

Perşembe, Ocak 10, 2008

GÜMÜŞ HALA YOĞUN BAKIMDA

Bu sabah gittiğimizde acaip sinirli bir Gümüş ile karşılaştık..
Tabii bişilere tepki vermesi çok iyi ama müdahaleye de izin vermemesi pek hoş diil...

KISSLADI....PISSSLADI....

Patilerini savurdu sağa sola...
Dokunamadık bile desem...???

Gözleri bile deli deli bakıyordu,
resimlerde bile belli...
Terör estiriyordu çevresine.....

Öğleden sonra biraz sakinlesmiş diyorlar....

Hala tehlike geçmedi ama bu kadar dayandığına bin şükür...

Bakalım önümüzdeki günler neler gösterecek....






GÜMÜŞ SABAH HABERLERİ

Kardeşimin durumu yavaş yavaş da olsa iyi yönde seyretmeye devam ediyor.
Gece ve sabah nöbetçi Zeynep ablasıyla defalarca konuştuk...
Zoe kardeşi de hav'layarak arkadan yorum yaptı ;-)
Arada Zeynep ablasına kafasını kaldırıp uyduruktan bi kıslamış bile...
Bugün küvezden bile çıkarabileceklerini öğrendik.

Ama tabii hala kesin bişi söylemek için çook erken....

Zaman ve sevgi en iyi ilaç...

Bizi görse, hissetse, sesimizi bile duysa, daha gayret edeceğini biliyorum.
Ailecek onu ziyarete gideceğiz yine...

Hepinizin pozitifleri de inanılmaz iyi geliyor hepimize...

Pırıl pırıl gri tüyleriyle ablasına tavır alırken çekilmis bir resmi size...

Çarşamba, Ocak 09, 2008

GÜMÜŞ YOĞUN BAKIMDA

Annemle VTM'ye gece ziyaretine gittik...
Gümüş küvezde yatıyor...
Vücut ısısı yükselmiş neyseki...
Annesinin ve benim sesimi duyunca tepki verdi, miyavladı...
Havaları kokladı...
Annemin ellerini kokladı...
Biraz kıpırdandı gibi sanki...
Annemin varlığını kesinlikle hissetti...
Rüya görüyormuş gibi bişiler de yapıyor arada...

Ağrı kesiciler de onu sersemletiyordur eminim...

Bu gece çok önemli......çok kritik...

Sevgili vet hekim ablası Zeynep ile konuştuklarımızı özetlersem;
Umut vermek için çok erken, ne olacağı bilinemez...
Ama bir gerçek var ki ameliyat sonrasındaki gidişat hep iyiye doğru.
Bu yaşta bir kedinin neredeyse 2 hafta içinde 2 anestezi aldığını düşünürsek
(+ bi de MR için de bayıltıldığını düşünürsek 3 aneztezi), gene iyi dayandı yavrucak...
Üstelik bu omurilik icin yapılan aneztesi en ağır cinsi...
Aslında ameliyattan çıkabilmiş olması bile bir mucize...
Kuvvetli bir kedi, eminim var gücüyle savaşacaktır ayaklanmak için
ama yine de çok ciddi bir durum olduğunu unutmamak gerek...

Daha yeni aynı şekilde 2 yerden omurilik ameliyatı geçiren
VTM'nin sevgili köpeği Zoe sanki durumu anlamış gibi annemi teselliye çalıştı...
Odada döndü dolandı, anneme gitti...
Kendini sevdirdi, bişiler söyledi...
Kendi ağrısı da var hala ama azimle gezindi odada...
Bize show yaptı ;-)

Belki de "Merak etmeyin ben Zeynep ablamla gece nöbetçiyim, Gümüş abime biz bakarız, endişelenmeyin" dedi, bilinmez...

Pozitif enerjilerinizi bizden esirgemeyeceğinizi biliyorum...

Yarın daha iyi haberlerle karşınıza çıkmak umuduyla.............

















VTM'DEN HABER VAR-GÜMÜŞ SON DURUM

Bebeğimin vücut ısısı düşükmüş, 35 derece imiş, küveze almışlar, ısıtıyorlarmış, oksijen veriyorlarmış...
Henüz tehlikeyi atlatamamış...

Bu seferki ameliyat omurilik olduğu için daha derin anestezi verilmiş...
Geçen seferkinden daha riskli olduğunu biliyorduk ama ümit iste...
İyi olursa diye düşünmek istiyoruz....

Çok kritik saatler bunlar...

İnanın gücüm kalmadı...

Babama anneme durumu anlatmaya çalışmak bile çok yordu beni. Panik haldeler...

Bunlar oğlumuzun Yalova resimlerinden...
Onu yine böyle görebilmeyi nasıl istediğimi bilseniz..........